Discussion about this post

User's avatar
Meursault Samsa's avatar

"...

umut yoktur

kimse yoktur umut etmemeyi önleyecek

çünkü umut kaçınılmaz gelecektir

bütün gümbürtüsüyle

umut kaçınılmaz gerçektir çünkü

biri Asya’da biterken sözgelişi, Şili’de öbürkü başlar"

Alper Erdem's avatar

Sinemayla ilgili ne zaman bir şeyler düşünsem aklıma hemen Baudrillard gelir. Onun simülasyon teorisinin muhteşem bir yansımasıdır bu sanat bana göre. İşte bu yazı da o yansımayı şahane bir şekilde tarif etmiş. Bugün Dava'yı veya Yurttaş Kane'i sinemada izleyip salondan dışarı adım attığımızda Orson Welles'in sesi devam edecektir. O sırada yanımızdan biri geçebilir veya çantamız sarsılabilir. Film izleme deneyimi, hiçbir zaman tam bir kopuş sağlamaz.

Kafka, Dava'yı yazar ve durağan bir kabus kurgular. Welles ise kamerayı çalıştırıp (tabii ki onun kurgu konusundaki saplantısını es geçmeden) sinematik bir hareket başlatır. İnan Özdemir ise bunları harmanlar ve benim beklediğim, beklediğim ve beklediğim günleri kelimeleriyle tatlandırır.

Sizi okumak gece üçte bile büyük keyif, ellerinize sağlık :)

14 more comments...

No posts

Ready for more?