17 Comments
User's avatar
Bosnian borekk's avatar

Seni seviyoruz

İnan Özdemir's avatar

Çok teşekkür ederim :)

Ayşe Gül İçin's avatar

24 saniye boyunca nefesimizi tutup da izlediğimiz savunmaların iktidarını özlüyorum galiba. Sıkı bir NBA takipçisi değilim ama Euroleague’de de ivmenin hücuma kaydığı bir gerçek. Yaşasın çamur basketbolu diyelim :)

İnan Özdemir's avatar

EuroLeague daha fazla maç sayısını bütün hedeflerin önüne koyduğunda bu senaryonun yaşanacağı belliydi aslında. Orada kadrolar NBA kalitesinden çok daha uzak ve eksik olduğu için lig ve Avrupa temposunu bütün sezon kaldıracak bir yapı kurmak imkânsız. Bunun sancısı çekiliyor son haftalarda. Bütün sporların ve federasyonların maç sayısı hadisesi üzerine oturup uzun uzun düşünmesi gerekiyor. Yapacaklar mı? Sanmıyorum.

Meursault Samsa's avatar

Nick Hornby ve kolumun arkasasındaki Holden dövmesinin nedeni olan J D Salinger... büyük bir merakla beklemedeyim...

İnan Özdemir's avatar

Dilerim beğenirsiniz, son bir ayımı bütün Salinger'ları yeniden okumaya ayırdım :)

Meursault Samsa's avatar

Umarım fikriniz değişmemiştir :) sabırsızlıkla bekliyorum.

AZAD ASLANLI's avatar

Türkçe Basketbol Sözlüğünün en sevdiğim kelimesi olabilir `Çamur Basketbolu` ve bence kastettiği konsepti tamamıyla anlatıyor bir çok açıdan. Bir kez daha ellerine sağlık ağabey!

İnan Özdemir's avatar

Çok teşekkür ederim, beğenmene sevindim.

Eren Güriz's avatar

uzun zamandır beklenen o yazı geldi, içeriği ilgi çekti. az sonra gireceğim hukukta yöntem dersinde özel olarak okuyacağım.

İnan Özdemir's avatar

Senin hatırlatmaların da beni kamçıladı abi. Bir sonraki yazıyı da o sayede hazır ettim. Teşekkür ediyorum.

Eren Güriz's avatar

senden gelen bu sözler, inan ki benim için bir gurur tablosundan farksız abi. asıl ben teşekkür ediyorum.

silenthugofdoom's avatar

cannavaro benim de en sevdiğim topçuydu. bir de puyol, bir de gattuso ve roy keane ve cantona...

sanırım spurs bu senenin draft'ı ile birlikte 2030'un şampiyon takımının çekirdeğini tamamlamış oldu. akla zarar bir savunma takımı oldular. gelmiş geçmiş en korku salan ekip olacaklar gibi duruyor. "carter #15 bryant #8" şimdiden yeni favori oyuncum!

blazers, hansen & lillard eklemeleri ile, scoot'un bu seneki muhtemel patlaması sonrası, bir sonraki sezon batı'da iddialı olabilecek bir savunma çekirdeğine sahip. onların gelişimini izlemek de çok keyifli olacak. blazers takımlarını oldum olası hep çok sevdim ama çeyrek asır geçti, maalesef bir olduramadılar.

basketbol, sınırlı bir alanda oynanan fiziksel bir oyun. her şeyden önce bir takım oyunu. "kendinden daha büyük bir şeyin parçası olmanın" oyunu. tek başına üstesinden gelemeyeceğin engelleri omuz omuza verdiğin takım arkadaşlarınla aşmak bu oyunun ruhu değilse eğer, nedir? ben bilmiyorum.

bu oyunun içinden fiziksel teması çıkarmak oyuna ihanettir. ihanetti ve biz 2010'lardan başlayarak NBA'in en karanlık çağına tanıklık ettik. bunu oyuncuları ve yapılan "devrim"i küçümsemek için söylemiyorum. kültürdeki aşınmayı vurgulmak için söylüyorum daha çok.

josh hart gibi oyuncular ve '93, '98 knicks gibi takımlar bu sporun ruhudur. gelişim eğer tek yönlü ise, yozlaşmadır! şahsen, ben de sizin gibi savunma merkezli bir "psyche"a sahip olsam da, basketbolun daha dengeli olmasından ve daha kapsayıcı, tek merkezli olmayan, daha rhizomatik bir yapıyla gelişiminden yanayım.

çamur basketbolu, bu oyunun ruhu. basketbol, atabileni durdurmak üzerine kurulu bir oyun. kim daha çok atarsa o kazansın anlayışı oyunu sadece daha kolay tüketilebilir ama daha da kolay unutulabilir bir noktaya taşıdı. oyunun büyülü anlarının sayısı azaldı. bir insanın sahada verdiği mücadeleyi, takımdaşlığı göremez olduk!

bu konuda epey doluyum, yazdıkça yazasım geliyor o yüzden burada bırakıyorum. yazınızı severek okudum!

Eftal Ünlü's avatar

Issız adaya düşerseniz yanınıza alacağınız kitaplar ve filmleri merakla bekleyeceğim.. Üç sayı bence en büyük icat. Bir anda savunması kötü olanlara çıkış yolu gibi oldu..dediğiniz gibi maç sıklığıyla ilgili bir format değişikliği zor görünüyor. Bu arada çapraz bağ sakatlıklarının bu kadar sık yaşandığı bir sezon hatırlamıyorum.. Umarım daha fazla zarar görmeden bu yanlıştan dönülür..

Elinize emeğinize sağlık

Sevgiyle

Çağlar D's avatar

"Çamur basketbolu" kavramını ve onu tedavüle sokan İnan Özdemir'i seviyorum. Dürüst olmak gerekirse, Inan'ın bahsettiği "altın yıllar"dan sonra, özellikle "3lük devrimi" denen dönemde, NBA'yi takipten kopmuştum. Geçmişte takılı kalmıştım ve hala oynarken ve izlerken Weber, Divac, Bobby Jackson, Nick van Exel, Nowitzki, Kidd, Nash, Tony Parker, Ginobili gibi "dinozor" referans noktalarım vardı. Giannis ile geri döndüm, Jokic ve Alperen'de o eski "Divac-Weber"vari "pas veren uzun"un tadını aldım ve şimdi ligin genel olarak da daha sıkı bir takipçisiyim. Kaybolan şeyin "takım ruhu ve oyunu" gibi bir şey olduğunu düşünüyordum ve o yüzden OKC, bu seneki Houston, geçen seneki Minnesota'yı izlemekten ben de keyif alıyordum. Ama anlıyorumki kaybolan biraz da "çamur basketbolu" ve savunmanın ağırlığıymış. Çamur sadece bir geyik değilmiş. Çamurun tadını ve "sporda romantizm" denen şeyi seviyormuşum. Rehberliğin için teşekkürler İnan Özdemir :)

Ahmet Dursun's avatar

Daha okumadan beğendim, böyle bir güven veriyor bu adam...

İnan Özdemir's avatar

Dilerim okuyunca da beğenirsiniz :)