Peloton (Jack Dempsay), Mathieu ve Jonas’ı (Georges Cartenpier’yi) mağlup etti. “Bu temmuz öğleden sonrası bizi aydınlatan; bir şeyin, zaferi tamamıyla ikincil kılabilecek kadar iyi yapılabileceğiydi.” Bu alıntı Socrates’te ‘Spor Sanat İçindir’ başlığıyla yayımladığınız Heywood Broun çevirisinden. Güzel bir tesadüf eseri yakın zamanda okuduğum bu yazıda şöyle bir bölüm var: “Görkemli bir insan iradesi, artık işlevini yerine getiremeyecek raddede yenik düşmüştü. Eğer tercih ederseniz, bu bir sanat eserini tamamlayan son parça olabilir.” Tanımlaması kolay olmayan sanat kavramıyla bu vesileyle bir ilişki kurulabilir belki. Tıpkı “En çok da onlar yavaş yavaş ölürken biz hayat bulacaktık, …” cümlesindeki gibi.
12 raunt ringde kalabilmek yerine 4 raunt dövüşenlere ve onları anlatanlara…🍻
İnan Bey kaleminize sağlık. Çok güzel yazmışsınız. Hemingway ve Fitzgerald'dan bahsederken aklıma Woody Allen'in Midnight in Paris filmi geldi. Tour un son günü Paris etabını izlemek daha anlamlı olacak.Selamlar.
O da aklımda ama araya başka projeler girdi, erteledim. Kafka ve Welles'in Dava'sı ile başladığım Üçüncü Baskı serisine Dag Solstad ile devam edeceğim, sonra Salinger gelecek. Bir ay içinde başarabilirim umarım hepsini.
Teşekkür ediyorum yanıt için. Aynı soruyu Enes Kanbur beye de sordum ama C.Bşk.Türkiye Bisiklet Turunda spikerlik yaparken yanıtlaması olanaksızdı.
Sagan diyor ki, röportajları bana ilginç geldi ve ara ara bakarak, kısmen de gezdiğim ülkeleri tekrar göreyim derken, entelektüel adamların yorumları da beni bisiklet tutkunu yaptı.
Caner Eler, Sarper Günsal (nasıl kırdıysam engelledi beni, canı sağ olsun)Berkem Ceylan, Enes Kanbur, Ömer Şentürk ve tabi siz; hepiniz, her anlamda değerli entelektüel insanları dinleyip, aydınlanmak mutluluk verici.
Bisiklet ve Tenis büyük turları, bu sene bisiklet klasiklerini de izledim ve ilk göz ağrım NBA ve tuhaf gelebilir ama kafes döğüşlerini de kaçırmıyorum özellikle UFC.
Ablanızın doğum gününü kutluyorum. Başarılarınızın devamını, eşinizle aydınlık, umut dolu gelecek diliyorum, sevgiler.
Aslında en başından beri yazıya kendini dahil etme fikri bile akıl ve kalbin savaşı gibi bence ve genelde bu savaşın sonucu değil, tüm bu süreç boyunca kazananı seçmeden devam etmek bazı şeyleri özel yapıyor. Mathieu ile Jonas da bu nedenle kendileri çok yorgun ve hayal kırıklığına uğramış olsa da bizler için özel anlar yarattılar.
Edebiyat ve Spor bir arada bu kadar güzel yazılabilir. Yazın diliniz bence çok iyi, edebiyata da yöneltebilirsiniz, hazır "Paris'te şenlikleri" deneyimlemişken.
Ben, en çok bu kadar çok spor dalinda bu kadar birikime nasıl sahipsiniz onu merak ediyorum? Üstelik edebiyat ve yerel tatlar konusunda da konuşmalarınız üst seviye de doyurucu.
Bu arada bende yazınızı Fransa Bisiklet Turu 10. Etabı yorumlarken okudum. İyi yayınlar.
Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için, sporla birlikte edebiyat ve sinema en tutkulu olduğum alanlar. Yıllardır roman yazmaya çalışıyorum, dilerim bir gün o hayalimi gerçekleştireceğim.
İkinci sorunuza tam bir cevap vermem ukalalık olabilir fakat şöyle söyleyebilirim. Kitaplarla, filmlerle, maçlarla, yarışlarla büyüdüm, şansıma bu alanlar üzerine yazarak ve konuşarak para kazanıyorum. Tutkularımın peşinden gitmek ve o tutkuları hiç bırakmadan, ilk günkü heyecanla konuşmaya devam etmek benim sırrım diyebilirim. Bir maçı heyecanla izlemekle iyi bir roman okurken yaşadığım hisleri birbirinden ayırmıyorum. Farklı alanlara dair hissettiğim bu merak ve heves de tuhaf şekilde birbirini tamamlıyor gibi hissediyorum.
Bana Caner Elerle birlikte bisiklet sporunu sevdirdiniz, çok teşekkür ederim. Bu sene hem çalışıyorum hem de Fransa Turu’nu büyük bir keyifle takip ediyorum. Şimdiye kadar hiçbir etabı kaçırmadım; akşamları da tekrarlarını izleyerek uykuya dalıyorum.
Biz teşekkür ederiz güzel sözleriniz için. Her sene Temmuz ayında Fransa Bisiklet Turu’nu takip etmenin insana kattığı çok başka bir ritm ve keyif olduğuna inanıyorum.
Yayında bloguma yazdım deyince hemen googleladım ve bir çırpıda okudum, sizin gibi insanların entellektüel birikimi günlerimizi ve hayatlarımızı renklendiriyor, iyi ki varsınız…
Bugün Bastille gününde arka fonda otobüs ve metro. Telefonda Eurosport açık. Hemingway yazısıyla başlayan Tour de France. 💛
Etapla birlikte kitabı okumayı da öneriyorum benim yaptığım gibi, muhteşem bir deneyim :)
“Kara kitap” ile açılış cümlesini kuran, güzel bir yazı.. 🍀
Okuduğum günden beri aklımdan çıkmayan bir roman ve söz… Kendi girişim için biraz değiştirmekte sakınca olmaz dedim, Orhan Pamuk kusura bakmasın.
Abi bence yazılarına kendini katman çok daha iyi hale getiriyor yazılarını.
Ben de öyle seviyorum ama her spora ve yazıya uymuyor. Bisiklete çok uyuyor ama basketbola her zaman yakışmıyor bence. Dengeyi bulmaya çalışıyorum :)
Peloton (Jack Dempsay), Mathieu ve Jonas’ı (Georges Cartenpier’yi) mağlup etti. “Bu temmuz öğleden sonrası bizi aydınlatan; bir şeyin, zaferi tamamıyla ikincil kılabilecek kadar iyi yapılabileceğiydi.” Bu alıntı Socrates’te ‘Spor Sanat İçindir’ başlığıyla yayımladığınız Heywood Broun çevirisinden. Güzel bir tesadüf eseri yakın zamanda okuduğum bu yazıda şöyle bir bölüm var: “Görkemli bir insan iradesi, artık işlevini yerine getiremeyecek raddede yenik düşmüştü. Eğer tercih ederseniz, bu bir sanat eserini tamamlayan son parça olabilir.” Tanımlaması kolay olmayan sanat kavramıyla bu vesileyle bir ilişki kurulabilir belki. Tıpkı “En çok da onlar yavaş yavaş ölürken biz hayat bulacaktık, …” cümlesindeki gibi.
12 raunt ringde kalabilmek yerine 4 raunt dövüşenlere ve onları anlatanlara…🍻
İnan Bey kaleminize sağlık. Çok güzel yazmışsınız. Hemingway ve Fitzgerald'dan bahsederken aklıma Woody Allen'in Midnight in Paris filmi geldi. Tour un son günü Paris etabını izlemek daha anlamlı olacak.Selamlar.
Sizi okumak her zaman çok keyifli ama hala dört gözle Salinger yazıları bekliyorum :)
O da aklımda ama araya başka projeler girdi, erteledim. Kafka ve Welles'in Dava'sı ile başladığım Üçüncü Baskı serisine Dag Solstad ile devam edeceğim, sonra Salinger gelecek. Bir ay içinde başarabilirim umarım hepsini.
Kesinlikle yazmalısınız, diliniz, kaleminiz güçlü.
Teşekkür ediyorum yanıt için. Aynı soruyu Enes Kanbur beye de sordum ama C.Bşk.Türkiye Bisiklet Turunda spikerlik yaparken yanıtlaması olanaksızdı.
Sagan diyor ki, röportajları bana ilginç geldi ve ara ara bakarak, kısmen de gezdiğim ülkeleri tekrar göreyim derken, entelektüel adamların yorumları da beni bisiklet tutkunu yaptı.
Caner Eler, Sarper Günsal (nasıl kırdıysam engelledi beni, canı sağ olsun)Berkem Ceylan, Enes Kanbur, Ömer Şentürk ve tabi siz; hepiniz, her anlamda değerli entelektüel insanları dinleyip, aydınlanmak mutluluk verici.
Bisiklet ve Tenis büyük turları, bu sene bisiklet klasiklerini de izledim ve ilk göz ağrım NBA ve tuhaf gelebilir ama kafes döğüşlerini de kaçırmıyorum özellikle UFC.
Ablanızın doğum gününü kutluyorum. Başarılarınızın devamını, eşinizle aydınlık, umut dolu gelecek diliyorum, sevgiler.
Aslında en başından beri yazıya kendini dahil etme fikri bile akıl ve kalbin savaşı gibi bence ve genelde bu savaşın sonucu değil, tüm bu süreç boyunca kazananı seçmeden devam etmek bazı şeyleri özel yapıyor. Mathieu ile Jonas da bu nedenle kendileri çok yorgun ve hayal kırıklığına uğramış olsa da bizler için özel anlar yarattılar.
Katılıyorum ve o süreci yazmayı sonucu yazmaktan çok daha fazla önemsiyorum.
Edebiyat ve Spor bir arada bu kadar güzel yazılabilir. Yazın diliniz bence çok iyi, edebiyata da yöneltebilirsiniz, hazır "Paris'te şenlikleri" deneyimlemişken.
Ben, en çok bu kadar çok spor dalinda bu kadar birikime nasıl sahipsiniz onu merak ediyorum? Üstelik edebiyat ve yerel tatlar konusunda da konuşmalarınız üst seviye de doyurucu.
Bu arada bende yazınızı Fransa Bisiklet Turu 10. Etabı yorumlarken okudum. İyi yayınlar.
Emeğinize sağlik.🙏🌹
Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için, sporla birlikte edebiyat ve sinema en tutkulu olduğum alanlar. Yıllardır roman yazmaya çalışıyorum, dilerim bir gün o hayalimi gerçekleştireceğim.
İkinci sorunuza tam bir cevap vermem ukalalık olabilir fakat şöyle söyleyebilirim. Kitaplarla, filmlerle, maçlarla, yarışlarla büyüdüm, şansıma bu alanlar üzerine yazarak ve konuşarak para kazanıyorum. Tutkularımın peşinden gitmek ve o tutkuları hiç bırakmadan, ilk günkü heyecanla konuşmaya devam etmek benim sırrım diyebilirim. Bir maçı heyecanla izlemekle iyi bir roman okurken yaşadığım hisleri birbirinden ayırmıyorum. Farklı alanlara dair hissettiğim bu merak ve heves de tuhaf şekilde birbirini tamamlıyor gibi hissediyorum.
Bana Caner Elerle birlikte bisiklet sporunu sevdirdiniz, çok teşekkür ederim. Bu sene hem çalışıyorum hem de Fransa Turu’nu büyük bir keyifle takip ediyorum. Şimdiye kadar hiçbir etabı kaçırmadım; akşamları da tekrarlarını izleyerek uykuya dalıyorum.
Biz teşekkür ederiz güzel sözleriniz için. Her sene Temmuz ayında Fransa Bisiklet Turu’nu takip etmenin insana kattığı çok başka bir ritm ve keyif olduğuna inanıyorum.
Yayında bloguma yazdım deyince hemen googleladım ve bir çırpıda okudum, sizin gibi insanların entellektüel birikimi günlerimizi ve hayatlarımızı renklendiriyor, iyi ki varsınız…
Çok teşekkür ederim, çok naziksiniz.
Yine İnan abi yine harikulade bir yazı.❤️
Çok teşekkür ederim :)